Dünyanın enerji dalgaları etrafında döndüğünü, insanların, organların, bitkilerin hatta eşyaların bile bir enerji yaydığını, vücuttaki elektromanyetik dalgadaki değişimler ile hastalıkların oluştuğunu ve bu alanların düzeltilmesi ile hastalıklara şifa bulunabileceğini biliyor musunuz?

Stanford Üniversitesi fizik mühendisi William Tiller, yıllar önce bir kehanette bulunur gibi “geleceğin tıbbı kontrol edilen enerji alanlarına dayalı olacaktır.”  demiştir. Sağlıklı ve hastalıklı dokular insanlar, bitkiler, hayvanlar hatta bizim cansız diye kabul ettiğimiz kayalıklar, su kaynakları gibi belli bir enerji yayarlar.Yani Dünya’daki herşey belirli bir elektromanyetik dalga oluştururlar. Vücudun normalde yaydığı enerji ağır metaller, alerjiler, zehirli maddeler, enfeksiyonlar, parazitler, çevredeki yoğun elektrik alanları, yaşanan bölgedeki coğrafi özellikler nedeniyle oldukça etkilenebiliyor. Bu etkilenen dokular enerji alanı içinde bulunan organda değişimlere sebep olur ve o organı ve çevre dokuları bloke eder. İşte Biorezonans, hastalıklı dokuların yaydığı bu elekromanyetik dalgaları düzenlemeye yarayan alternatif tıp yöntemidir. Dünya’nin enerji dalgaları etrafına dönmesi, organların bu dalgalar ile şifa bulması yeni keşfedilmiş bir bilgi gibi gözükse de bu enerjilerin psişik yetenekleri olan insanlar tarafından algılanması insanlık tarihi kadar eskidir.

 

BİOREZONANS HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIR?

Dr. Bruce Tainio, insanların ve gıdaların biyofrekanslarını ölçen bir alet geliştirmesi ile D. Gary Young’un da yardımıyla yaptıkları bir araştırmada, sağlıklı insan beyninin 72-90 MHz, gündüz saatlerinde sağlıklı insan bedeninin 62-68 MHz, soğuk algınlığında 58 MHz, kanserde 42 MHz, işlenmiş/konserve yiyeceklerde 0 MHz, kuru otlarda 12-22 MHz, taze otlarda 20-27 MHz, esans yağlarında 52-320 MHz olduğunu tespit etmişlerdir. Bu çalışmaya göre hastalık başlangıcı 58 MHz Kabul edilirken, özellikle gül yağının diğer esans yağları arasında en yüksek enerji dalgasına (320 MHz ) sahip olduğu bulunmuştur. Candi’ da (mantar enfeksiyonu) büyümesi 55 Mhz, öpücük hastalığı 52 Mhz, üzüntülü ruh hali 30 Mhz ve ölümün başlangıcı 25 Mhz olarak ölçülüyor.

 

İşte sayısal verilerin de gösterdiği üzere organlarımız hastalıklı durumlarda normalde yaydığı enerjiden daha düşük enerji yayarak hem kendi çalışmasını hemde çevre dokuları etkileyerek vücudun enerjisini ve çalışmasını bozmaktadır. Biorezonans ile negative etki yapan frekanslar saptanarak cihaz aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılr. Haftada bir bağlanılan cihaz ile kişiye özel elektromanyetik alana müdahale edilerek şifa sağlanır.

 

 

1977’de geliştirilen ilk biorezonans cihazı ile birçok hastalığın şaşırtıcı şekilde iyileşmesi sağlanmıştır. İlk once alerjiler üzerine çalışmalar yoğunlaşırken zamanla tüm hastalıkların elektromanyetik alanın düzenlenmesi ile iyileşme sağlandığı görülmüştür. Hemen hemen tüm hastalıklarda modern tıbba alternative olarak kullanılan biorezonans tedavisi geleceğin tıbbı olarak değerlendirilmekte ve dikkate alınmaktadır.